Karbonmonoksit (CO) Zehirlenmeleri

 
 

CO – KARBON MONOKSİT ZEHİRLENMELERİNDE İLK YARDIM

 
 

Karbon monoksit ; ( CO ) renksiz, kokusuz ve havadan daha ağır bir gazdır.Doğal olarak, atmosfer alt tabakalarında bulunur.Ancak iyi yanmayan katı yakıtlardan,hava gazı kaçaklarından, egzos boru atıklarından ve grizu patlamalarından açığa çıkan bu gazla, istemeyerek ve farkında olmadan soluma ile zehirlenmeler olabilmektedir.

Kanda yer alan bir protein olan hemoglobin (Hb) oksijeni dokulara taşımakla görevlidir.Bu proteinin CO’ e olan ilgisi oksijenden daha fazladır (yaklaşık 200 kat). Yani hemoglobin, kanda oksijene nazaran solunan ortamda CO varsa onu daha fazla kendine bağlar ve kanın dokulara oksijen taşımasını azaltarak, doku ve yaşamsal merkezlerde hipoksiye neden olur = oksijen yokluğu nedeni olacaktır.

Kısaca CO solunan bir ortamda var olan oksijen dokulara taşınamaz.Burada önemli olan diğer faktörde yaş ile birlikte azalan ve dokulara oksijenin taşınmasının azalmasıdır.

Zehirlenme belirtileri, atmosferde solunan CO konsantrasyonuna, maruz kalınan süreye, kişinin solunum hacmindeki derinliğe, kalp atım hızına (derin, sık ve hızlı soluyan ve nabzı hızlı atan da zehirlenme doğal olarak daha derin olacaktır), kansızlığa, vede dokuların oksijene olan gereksinimlerine bağlı olarak değişkenlik gösterir.

Çocuklar, yaşlı ve kalp hastaları, akciğer rahatsızlığı olanlar ve özellikle metabolizması yüksek olanlar da etkilenme daha yoğun olacaktır.

Solunan CO miktarına bağlı olarak :

Hafif bir baş ağrısından başlayarak ,eforla artan solunum güçlüğü, irritasyon ve gerginlik, gittikçe artan baş ağrısı, yorgunluk-bulanık görme, bulantı, hızlanmış solunum, konsantrasyon ve yargı bozuklukları, ciltte oksijen azalmasına bağlı özellikle uçlarda siyanoz = morarma, dolaşımda depresyon daha ileride şuur kaybı ile gelişen koma ve kasılmalarla solunum ve dolaşım yetmezliğinin oturmasıyla, ölümle sonuçlanan bir tabloya sahiptir.Belirtilerin gelişmesinde oluşan beyin ödemi derecesi de önemli bir etkendir.

Genelde ilk ve erken belirti baş ağrısıdır!..Sıklıkla, cilt soluk ve siyanotiktir (mor).Özel olarak bu zehirlenmeye bağlı ciltte görülen parlak kırmızı renk ise maalesef ölümde gözlenir.

Laboratuar olarak başlangıçta kan şekeri artabilir.

Kurtarılabilen vakalarda tedavileri sonrası hiperaktivite, psikiatrik bozukluklar, kasılmalar (sara gibi) gibi kalcı olabilen tablo oluşabilir.Ağır zehirlenmelerde kaslarda erime, karaciğer böbrek yetmezlikleri, görme sinir bozuklukları görülür.

Yapılacaklar :

Kişi derhal vede efor yaptırılmadan, soluduğu CO ortamından uzaklaştırılır.Oksijen gereksinimini arttıracak hareketlerin yaptırılmaması gerekir.Kısa sürede oksijen tedavisiyle gerekli olan diğer destekleyici tedaviye geçilir.Varsa beyin ödemiyle mücadele edilir.

Destekleyici tedavide;

Kalple ilgili kalbi güçlendiren, ritmi düzenleyen ilaçlar verilir.Solunum deprese olmuş ve bozulmuş/ durmuş hastalara hemen suni solunum yaptırılır -% 100 O 2 ile- (bkn. CPR-İlk yardım)

Eğer solunum yetmezliği gelişmemişse maske ile oksijen verilir.Normal atmosferde (temiz havada) solutulma ile kandaki hemoglobine bağlanmış CO ‘ in yarısı, yaklaşık 6 saatte atılır. % 100 maske oksijeni ile bu süre 1,5 saate düşebilir.Yüksek basınçla çalışan ve saf oksijen veren suni sonlum sistemleriyle bu süreci, 20 dk.lara düşürmek mümkündür. Vücud ısısı artmış ise düşürülür..

Bazı hastalarda geçici iyileşme döneminden sonra, 2-3 hafta içinde irritabilite, konvülsiyon = kasılma, koma ve hatta ölüm görülebilir. % 40’ lara ulaşan değerlerle, hafıza kaybı kişilik değişiklikleri yadırganmamalıdır.Bu nedenle CO zehirlenmeleri uzun süre gözlem gerektiren bir durumdur.

 

 Gaz dedektörü alın , yakıt tüketen cihazlarınıza bakım yaptırın !

 
 
 

– Sayfa Başına Dön –

önceki sayfa | sonraki sayfa