Anestezi Derinliği

 
 
 

ANESTEZİ DERİNLİĞİ VE MAC

 
 

Minimum alveoler konsantrasyon (MAC) :

1 atmosfer basınç altında ağrılı bir uyarana karşı oluşan cevabı, hayvanların veya insanların % 50 sinde ortadan kaldırmak için gerekli olan minumum alveoler anestetik gaz konsantrasyonunun oluşturduğu , alveolar (end-tidal) anestetik ajan parsiyel basıncıdır.

·         MAC anestetiğin etki yerindeki anestetik aktivitesini yansıtır.
·         MAC; 1 atmosferdeki alveoler anestetik parsiyel basıncın % ‘si olarak ifade edilir.
·    MAC, denge halindeki anestetiğin etki yerindeki (beyin) parsiyel basıncını gösterir, anestetik konsantrasyonunu göstermez.
·         MAC, ajanın anestetik potansiyelinin göstergesi olarak kabul edilir.

 

ANESTETİK GEREKSİNİMİNİ AZALTAN FAKTÖRLER (MAC ‘U DÜŞÜREN FAKTÖRLER )

·         Hipoksi
·         Anemi
·         Hipotansiyon
·         Hipotermi
·        Kalsiyum : BOS’daki çok yüksek kalsiyum iyon konsantrasyonu genel anesteziye benzer bir durum oluşturur.
·         Narkotikler
·         Sedatif ve trankilizanlar
·         Diğer inhalasyon ajanları
·         Kolinesteraz inhibitörleri – neostigmin
·         Lokal anestetikler : Dolaylı yönden ..
·         Transkutaneal elektriksel sinir stimülasyonu (TENS)
·         Kas gevşeticiler

 

ANESTETİK GEREKSİNİMİNİ ARTTIRAN FAKTÖRLER

·         Genç yaş
·         Hipertermi
·         Alkol
·         Hipertansiyon

 

ALVEOLER ANESTETİK AJANLARIN PARSİYEL BASINÇLARI – MAC (END-TİDAL)

  • ETER : 1,92
  • HALOTHAN : 0,73 – 0,77
  • ENFLURAN : 1,68
  • İSOFLURAN : 1,15
  • N2O : 105

Alveoler parsiyel basınç, anestetiğin alveoler konsantrasyonuna bağlıdır. Anestetiğin alveoler konsantrasyonu (FA) ise 3 faktöre bağlıdır. Bunlar :

  • İnspire edilen konsantrasyon (FI)
  • Alveolar ventilasyon
  • Ajanın kandaki eriyebilirliği

Anestetiğin alınımını etkileyen faktörler: Anestetiğin alınımını (uptake) etkileyen 3 faktör vardır.

Bunlar :

  • Eriyebilirlik (E)
  • Kardiyak output – Kan akımı (Q)
  • Alveoler – Venöz anestetik parsiyel basınçları arasındaki fark (PA-PV)

·         Bir anestetiğin kan / gaz eriyebilirlik katsayısı « 0 – sıfır »ise (yani kanda hiç erimez cinsten ise) ; Kana hiç geçemez ve ventilasyon hızına bağlı olarak alveoler konsantrasyonu süratle yükselir sonuçta inspire edilen konsantrasyona (alveolar konsantrasyon = cihaz tarafından verilen konsantrasyon) eşit olur.
·         Eğer anestetiğin kanda eriyebilirliği düşük ise (kan / gaz eriyebilirlik katsayısı küçük ise) ; Kana geçen miktarda az olur. Çok az bir miktar anestetik kana geçtiği için alveoler konsantrasyon hızla yükselir.
·         Eğer anestetiğin kandaki eriyebilirliği yüksek ise (kan/gaz eriyebilirlik katsayısı büyük ise); Kan sanki bir kurutma kağıdı imiş gibi çok fazla absorbsiyon yapar ve alveoler konsantrasyonun yükselmesi güç olur.
·         Anestetik gazların kesilmesi ile de olay tersine işler ve uyanma çabuk olur. Dokularda bırakılan anestetik molekülleri nedeniyle akciğerlere dönen venöz kanda da daha düşük bir anestetik basınç oluşur.
·         Kanda düşük eriyebilirliğe sahip olan ajanlar : N2O ve Siklopropan
·         Kanda orta derecede eriyebilirliğe sahip olan ajanlar : Halothan, Enfluran, İsofluran
·         Kanda yüksek eriyebilirliğe sahip olan ajanlar : Eter ve Metoksifluran

 

Anestetik ajanların kan / gaz eriyebilirlik katsayıları

AZOT PROTOKSİT 0,47
SİKLOPROPAN 0,4
HALOTHAN 2,3
ENFLURAN 1,8
İSOFLURAN 1,4
ETER 12
METOKSİFLURAN 12

 

·         Kardiyak output’un (kalp debisi) artması ile akciğerlerden daha fazla kan geçmesi, daha fazla anestetiğin dolaşıma geçmesini sağlar ve sonuçta alveoler konsantrasyon ve anestetiğin alveolar parsiyel basıncı düşer. Endüksiyon gecikir ve uzar. Bunun tersine eğer kardiyak output’da bir azalma olursa, alveoler basınç yükselir. Endüksiyon hızlı olur ve anestezi derinliği artar.
·         Alveoler ve venöz anestetik parsiyel basınçları arasındaki fark anestetiğin dokular tarafından alınımı nedeniyle oluşur. Eğer anestetik ajan dokular tarafından alınmasaydı ,akciğerlere dönen venöz kan akciğerleri terk eden arteriyel kandaki ile aynı konsantrasyon ve basınçta anestetik içermiş olacaktı.

·         Dokuya geçiş: Anestetiğin kandan dokulara geçen miktarı ;

1) Ajanın dokudaki eriyebilirliği,
2) Doku kan akımı ve
3) Arteriyel kan ve doku arasındaki anestetik parsiyel basınçları arasındaki farka bağlıdır.

 

İNHALASYON ANESTEZİKLERİNİN KARDİYOVASKÜLER SİSTEME ETKİLERİ

Modern anestetik ajanlar (Halothan, enfluran, isofluran)

 

  • Parasempatik aktiviteyi artırarak
  • Kalp üzerinde daha fazla direkt depresan etki oluşturarak
  • Periferik damarlarda vazodilatasyona neden olarak dolaşımı etkiler.

İnhalasyon anestetikleri ile beraber doku hasarına neden olan 4 genel toksisite mekanizması vardır. Bunlar ;

1- Metabolitlerin hücre içinde toksik miktarlarda birikmesi
2- Hipersensivite veya immün reaksiyonlar
3- Aktif ara ürünlerin oluşumu ve doku hasarına neden olması
4- N2O ile vitamin B12’nin fizikokimyasal reaksiyonu. Vitamin B12 reaksiyonu dışındaki tüm reaksiyonlar esas anestetik bileşimin metabolizmasına bağlıdır.
 
 
 
 

– Sayfa Başına Dön –

 

önceki sayfa | sonraki sayfa

 
 
 
 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir