Anestezi yöntemleri, Sorunlar, Görüşme-Hazırlık

 
 

ANESTEZİ YÖNTEMLERİ VE AYAKTAN GÜNÜBİRLİK CERRAHİLER

 

Hangi tür anestezi tekniği daha iyidir ? (böyle bir sorunuz olabilir!) :

Genel olarak hastanın durumu, yapılacak ameliyatın türü ve tadbik edilecek anestezinin sıkıntısı olmayacaksa hastanın arzuları da bireysel seçim olarak planlanan anestezi yönteminde rol alan faktörlerdir.Ayrıca; tecrübe,teknik ve personel gereksinim şartları , cerrahinin süresi de etkili olabilecek parametrelerdendir.

Belirlenecek yöntem hem hastanın durumuna en uygun olmalı, hemde cerrahi işlemin en iyi şekilde yapılabilmesine olanak vermelidir.

Hastanın yandaş hastalıkları, yaşı, cerrahi girişimin yeri, tipi ve süresi, hastaya verilecek ameliyat pozisyonu, özel cerrahi tipleri (beyin cerrahisi gibi), hekimlerin-cerrah & anestezist- tecrübe ve teknik olanakları, hastanın var olabilecek istemleri de anestezi yönteminin belirlenmesinde rol oynamaktadır. Hedef hasta için olası en büyük emniyetin sağlanması ile, cerrahi ve operatör için iyi bir çalışma şartlarının oluşturulmasıdır.

Genel ilkeler dahilinde ;

Cerrahilerde genel anestezinin uygulanacağı durumlar :

  • operasyon sırasında kusma ile sonuçlanabilecek ve bunun sonunda solunum yollarını tıkayarak tehlikeye oluşturabilecek klinik durumdaki hastalar
  • özellikle üst batın (karın) ve göğüs cerrahisi
  • baş boyun bölgesi ameliyatları
  • cerrahisi süre olarak uzayacak hastalar
  • solunumu kısıtlayacak pozisyonlu ameliyatlar (yüzüstü pozisyon gibi)
  • kooperasyon bozukluğu olan hastalar
  • çok acil girişim gerekecek hastalar

Cerrahilerde bölgesel anestezinin ( epidural / spinal anestezi ,sinir blokları ) uygulanacağı durumlar :

** kanama pıhtılaşma bozukluğu olmayan

  • Alt batın ameliyatları (fıtık, sezeryan gibi)
  • Ekstremite (ayak-bacak) ameliyatları ki çoğu ortopedik ameliyatlardır.
  • Genel ve bölgesel anestezinin ayni derecede hasta için olanaklı olduğu,ancak ağır solunumsal bozuklukları bulunan hastalar (ağır astım gibi)

Yukarıda açıklananlar, genel uygulamalardır. Anestezi yönteminin belirlenmesinde asil olan hasta,anestezist arasında olan görüşme (vizit) ile kesinlik kazanacaktır.

 

AYAKTAN CERRAHİ GİRİŞİMLER

Ambulan anestezi :

Bu grupta yer alacak hastalar için de hazırlanma protokolü, yatacak hastalar gibi olmalıdır. Avantajı : Gider tasarufu sağlar. Hastane enfeksiyonlarında  görülme sıklığı azalır. Cerrahi sırasında pıhtılaşma sorunlarının az görülmesi olasıdır. Aileden ayrılığın önlenmesi (çocuklar) ek bir avantajdır.

Hastane yataklarının diğer hastalara bırakılmasına olanak sağlar. Genelde cerrahi süresi 90 dk. dan az olan, minimum kanama riskli hastalar bu uygulamaya girebilecek konumdadır.Yine yapılacak cerrahi ile,vucutta meydana gelebilecek değişiklikler az olmalıdır (Bu hastalar cerrahi sonrası kısa sürede yemek yerler, sıvı alabilirler, genelde günler süren kısıtlamalar uygulanmaz, damardan sürekli sıvı alımı olmamaktadır. Bunlar yatan hastaya göre belirgin olan avantajlarıdır).

Ayaktan cerrahi girişimlere örnekler :

Biyopsiler, küçük ve batın içi müdahale gerektirmeyen fıtıklar, varikosel ameliyatı, ciltte yer alan yüzeyel kitle çıkarılmaları, şaşılık, genel anestezi altında muayene olacaklar, küretaj, düşük, orta kulağa tüp yerleştirme, artroskopiler, menisküs ameliyatları, tomografi gibi radyolojik tetkikler, sünnet, küçük diş cerrahi girişimleri gibi ..

Ayaktan müdahale anestezi tekniğinde, sıkça rastladığımız uygulamalardan; biopsi amaçlı tanısal girişimler – küretajdan (kadın doğum konulu), mide barsak endoskopilerinde uyguladığımız kısa süreli anestezi uygulamalarımızdan söz edelim :

Buradaki uygulama ambulan anesteziyle eş değerdedir. Ancak cerrahi işlem süresi kısıtlıdır ve genelde ameliyathane dışı ortamlarda gerçekleştirildiklerinden, sürenin uzaması istenmez.Yaklaşık 20 dk. altında sonlanacak, klinik bir rahatsızlığı olmayan sorunsuz vakalarda uygulanan kısa süreli bir uyutma tekniğidir. Bu klasik anlamda tam bir genel anestezi değildir!.Hastanın işlem sırasında bilinci yoktur (uyur durumdadır) ama pek çok refleks ve diğer parametreler (solunum gibi) hastanın kontrolündedir.Bu işlem içinde, en az 4 saat tam açlık gerekecektir.

Kullanılan ilaçlara bağlı olmakla beraber, genelde işlem sonrası ilk 1 saat içinde hafif bir uyku hali ve nadiren uzun süren bir baş dönmesi ile hasta evine refakatçı kontrolünde gidebilir. 30 dk. içinde yemek yiyebilir. ve cerrahi bir sorunu yoksa ve kendini iyi hissediyorsa, hasta o günkü sosyal yaşantı ve aktivitesine işlemden birkaç saat sonra devam edebilir.

 Ambulan uygulamalar :

  • Karın içi cerrahi girişimlerde yapılmamalıdır !
  • Çok küçük bebekler ve bakıma muhtaç yaşlılarda yapılmamalıdır!
  • Solunum yollarında enfeksiyon varsa uygulanmamalı !
  • Kalp damar,solunum yolları,endokrin sistem hastalıklarında yapılmamalıdır !
  • Sürekli ilaç tedavisi görenlerde yapılmamalıdır !

Anestezi tipi de, vakalarda genel yada sinir blokları, infiltrasyon, seklinde planlanabilir. Epidural veya spinal anestezi ise var olabilecek sorun ve komplikasyonlarının bilinmesi şartı ile daha yakından hasta izlemiyle ve hastanın taburcu edilmeden önce ilgili doktor teyidi sonrası uygulanabilir.

Ambulan anestezi alan hastalar taburcu edilirken ;

Gereğinde danışabileceği, bilgi alabileceği haberleşme sistemiyle temas imkanında olmalıdır. Açık bilinç,düzenli davranış, yürüme yeteneği, stabil dolaşım ve solunum durumu gibi koşullar değerlendirilerek hasta taburcu edilir. Sonrası içinde, özellikle motor fonksiyonlar, karar verme, araç kullanma yeteneği açısından anestezi uygulamasını takiben en az 24 saat kısıtlama (aile bireylerince yakın gözetim) olmalıdır.

Sıklık ile karşılaştığımız bir sorudayız!..Özellikle genel anestezi uygulamalarında ve diğerlerinde en çok sorulan ve hastaları tedirgin eden, beklenmeyen sorun ve sıkıntılarda hasta olarak sizlerin de rolü olacaktır..Bunu unutmayın!. Anestezi riskine etki eden enemli faktörler aşağıda sıralanmıştır.

Bir hastanın anestezi alıp alamayacağı sorusu sıklıkla karşılaşılabilen durumdur. Bunun belirlenmesinde kesin kurallar yoktur.Özellikle hayati bir cerrahi müdahale gerkecekse, sorun hastanın anestezi alıp alamayacağı değil, en iyi şekilde nasıl anestetize (ağrısız cerrahiye hazırlama) edileceğidir.Hastalar bu durumlarda optimal koşullarda ameliyata alınacak, gereğinde lokal veya bölgesel teknikler denenecektir.

İleri yaş, erkek cinsiyet, sigara, şişmanlık, tekrarlayan enfeksiyonlar, kan elektrolit bozuklukları, derin anemi=kansızlık, yakında geçirilmiş travma, tekrarlanan cerrahi işlemler, kalp-akciğer-karaciğer-böbrek-solunum-endokrin yetersizlikleri cerrahi ve anestezi riskini arttıran önemli faktörlerdir..

 

ANESTEZİ UYGULAMALARINDA İSTENMEYEN SORUN VE SIKINTILAR ?

 

 

Cerrahi ve anestezi uygulamalarında meydana gelebilecek istenmeyen sorunların (ölüm dahil) oluşumunda gözden kaçan ana hususlar aşağıda sıralanmaktadır.

Ameliyat öncesi eksiklikler : Hastanın operasyonunda gerekli olan muayene ve tedkiklerin atlanması,uygun olmayan cerrahiye uymayan anestezi seçimi,var olan bir ciddi yandaş hastalığın atlanması gibi..

Operasyonda yapılan hatalar : Kullanılan malzemelerin uygunsuz olması,yanlış ilaç seçimi,yanlış anestezi uygulaması,hastanın izlenmesinde yetersizlikler,tekniğin tam bilinmemesi, deneyim ve beceri eksiklikleri, zamanında farkında olamama, yetersiz tedavi,önemsememe ve ihmal,mekanik hata gibi yetersizlikler..

Operasyon sonrası eksiklikler : Meydana gelen sorun ve sıkıntıların en fazla görüldüğü nedenidir.Genel anesteziden yeni çıkan hastanın tam uyanmaması, koruyucu reflekslerin geri dönmemesi, yakından izleme ile hastaların takip edilememesi, izleme hataları,takip olanaklarının yetersizliği..

Organizasyon hataları : Ekip içi koordinasyon bozukluğu, yetersiz personelle çalışma, gerekli önlemleri almama..

Yetersiz uzmanlık : Ekibin kendi sahalarında tam deneyimli olmamaları, ekip arasında uyumsuzluk..

Alet malzeme hataları-teknik sorunlar : Yetersiz bakım, yanlış kullanım,tam uygulanmayan kontrol, kullanımda teknik bilgi eksikliği..

Ve göz ardı edilmeyecek olan hastanın genel durumu ve yandaş olan (olumsuz etkili ) hastalıkları istenmeyen sorunların nedenleri arasındadır..

Not : Günümüzde anestezi eğitimi sonrası deneyim, tecrübe ve uygulama metodları çok iyi gelişmiş ve anestezi uzmanları bu beceriyi kazanmış durumdadır.Ayrıca kullanılan cihazlar, ilaç ve malzeme son derece güvenirliği arttırılmış, alarm mekanizmalı düzeneklere sahiptirler.Bunun yanıda hastanın yakından hassas bir şekilde takibi (monitörizasyon ) de ek güvenirlik sağlayacaktır. Bunlardan dolayı günümüzde anesteziye ait sorun ve komplikasyonlar gitgide azalarak, güvenilir anestezi uygulamalarının yolunu açmıştır.

 

CERRAHİ VE ANESTEZİ SONRASI NE TÜR SORUNLAR YAŞANIR ?

* Solunum bozuklukları : Dilin geri düşmesiyle solunum yolları tıkanabilir.Horlama da bir solunum sıkıntı sebeplerindendir.Daha ilerisi hipoksiyle (kandaki oksijen düşüklüğü) sonuçlanır.Solunum fonksiyonu, anestezi sonrası yakından izlenmesi elzem olan bir sistemdir..Erken uyanma döneminde sık aralıklarla takibi gerekir.

* Hipotansiyon : Tansiyon düşmesinin en sık nedeni sıvı alımındaki azlıktır.Diğer sebepler araştırılmalıdır.

* Hipertansiyon : Çoğu kez ağrıya,hipoksiye, fazla sıvı alımına bağlıdır.

* Kalp ritim bozukluğu : Elektrolit bozukluğu (kanda iyonlardaki değişimler-Na,K,Ca) hipoksi, kardiak primer hastalıklar nedendir.

* Kas titremesi : Genel anestezi sonrası sık görülür. Kullanılan anestezik ilaçlarla sıklık artar.. Sebebi tam belli olmamakla beraber, oksijen tüketim artışına bağlanmaktadır.

* Hipertermi : Vücut ısısının artmasıdır. 38,5 dereceye kadar tolere edilir, sonrası acil tedavi gerektirir.

* Bulantı kusma : Anestezi ve cerrahi sonrası en sık görülen sorundur. Açık batın cerrahisinde görülme sıklığı artar.Hastayı zorlarsa tedavi gerektirir. Önceden var olan mide barsak,psikolojik faktörler de eğilimi arttırır. Ağrı ve hipotansiyonda bulantıya neden olabilir. Anestezi sonrası kusma “narkozu atma” halk benzetmesine kesinlikle uyan bir gerçek değildir!.Kusarak anesteziden uzaklaşılmaz!..

* Ağrı : Cerrahi sonrası her hastada görülebilecek bir sorundur. Beklenen bir durum olduğundan, önceden belirlenen yöntemlerle şiddeti azaltılabilecek durum olduğu gibi, tedavisi mutlak gereklidir. (hasta kontrollü analjezi yöntemleri )-ilerde değinilecektir!

Aslında ağrının oluşumu bir sorun değil sonuçtur.Cerrahi varsa sonrasında ağrı da olacaktır ..

 

AMELİYAT ÖNCESİ VİZİT VE HASTANIN AMELİYATA HAZIRLIĞI ( tanışma )

 

AMELİYAT ÖNCESİ VİZİT & HASTA HAZIRLIĞI :

Cerrahi girişimlerde anestezi uzmanı operasyon öncesi ve sonrası erken dönemlerde (ayılma = uyanma odasındaki takibinde ki bu yapılan cerrahiye,süreye,hastanın öncesi ve sonrası var olan kliniğine vs. bağlı olarak ortalama ilk 1-3 saatlik zaman dilimini içermektedir) hastanın yaşamsal fonksiyonlarının sağlanma ve idamesinde sorumluluğu taşımaktadır. Bu nedenle uygun tedavi ve bakım için,amaçlanan  operasyon öncesi hastabaşı vizitin yapılması, güvenlik ve önemliliğin gereğidir. Bu işlemin (premedikasyonun) yapılma amacı da ;

• Hastanın fiziksel ve psikolojik durumunun, dayanıklılığın ve riskinin değerlendirilmesini belirleyecektir.

a – Fiziksel durum anestezistin yapacağı fizk muayeneye dayanır.Bu da anemnezle (öykü alma) başlar.
b – Psikolojik hazırlık : Önemli aşamalardan biridir.Gerek hasta gerekse hasta yakınları ile görüşme ile başlar.Farklı nedenlerden kaynaklanabilen,hastada bir gerilim ve endişe halinin (varsa) kaldırılma amacını güder.Bu gerilim de hasta ile kurulan diyalogla ve yapılacakların hastaya anlatımı ile sağlanabilir.Gereğinde ilaç gereksinimi karşılanabilir.

 • Varsa ameliyat öncesi yandaş hastalık (kalp, solunum, metabolik vs.) durumun düzeltilmesi için ek tanı uygulamalarının ve tedavisinin belirlenmesini sağlayacaktır.

 • Belirlenecek uygun anestezi yöntemi (genel yada bölgesel) ve monitörizasyon şeklinin (hasta izlem ) seçimini sağlamak.

 • Kullanılacak anestezi yöntemini açıklayarak,bunların hasta tarafından yada vasisinden imzalı onayın alınmasını sağlamak (yasal prosedür)

 • Uygulanacak ilaç ve psikolojik yaklaşımla korku ile heyecanı azaltılacaktır.

• Tüm bu uygulamalar için kullanılacak ilaçların reçete edilmesini sağlamayı amaçlamaktadır. Bunlardan önce anestezi uzmanı, cerrah ile önceden görüşüp yapacağı girişimi ve hasta ile ilgili diğer konuları mutlaka konuşmalıdır. Hasta cerrah tarafından değerlendirildikten ve cerrahi onayı alındıktan sonra,sıra anestezi vizitine gelmelidir!.

 

Vizitin ilkeleri :

• Hastanın beraberinde getirdiği bulgu ve tıbbi belgeler veya daha evvel ayni hastanede kazanılmış bulguların değerlendirilmesi ve incelenmesi

• Açıklamalar ve öyküye ait gerekli dökümantasyonların hazırlığı

• Detaylı fizik muayenenin yapılması

• Açıklama konuşması ,uygun olan ve belirlenecek anestezi şekli ile uygulama tarzının değerlendirilmesi

• Tamamlayıcı ilaç tedavisi uygulaması (varsa ek hastalığa ait ilaç tedaviyle, operasyon için rahatlatıcı ilaç uygulaması – cesaret iğnesi -?).

Cesaret iğnesi diye bir uygulama kelime karşılığı olarak bizde yoktur. Halk arasında kabul gören bir uygulamanın amacı, operasyon öncesi gece veya saatlerde hastayı rahatlatmak, endişeyi ve anksiyete’yi baskılamak amacını güder.

 

HASTA DOSYASI VE RUTİN İNCELEMELER :

Hastaya ait dosya kayıtlarında operasyon öncesi olması gerekli belgeler gözden geçirilmelidir.

 • Varsa ön hastalığı ile şu anki kliniği ,kullanılan ilaçlar,öncesi yapılmış tetkikler ve yorumlar (varsa epikriz notu). Bunlar hem zaman kazandırır,hemde tekrarı önler.
• Hastanın yattığı an sonrası var olan bulguları, seyri, ek sonuçları ve varsa konsültasyonları, hemşire gözlem formu değerlendirmesi önem arzeder.

Laboratuar incelemeleri :

Bu istemler rutin biokimyasal istemler olarak değil de, hastanın klinik durumuna, öyküye, ameliyat şekline göre belirlenerek istenmelidir. Önemli olan konu, hasta başı muayene ve vizitte elde edilen bulgulardır.

Nedir bu istenen tetkikler :

• kan sayımı (Hb-Hc ) : Kansızlık – anemi – açısından önemlidir, varsa cerrahi öncesi kan verilerek düzeltme imkanı tanır.
• serum elektrolitleri ( Na,K,Ca vs )
• Pıhtılaşma faktörleri : özellikle kanı sulandıran bir ilaç kullanımı, uzun süreli aspirin kullanımı kanama eğilimini arttırır.Uyarın!
• Kan şekeri, karaciğer fonksiyon testleri, böbrek fonksiyon testleri (üre,kreatinin)
• Bulaşıcı sarılık (hepatit) testi. Bulaştırıcılığı ile personele ve diğer hastalara bulaşma riski açısından önemlidir..
• EKG : kalp elektrosu, özellikle sorun olmasa da 40 yaş sonrası gerekir. Gençlere – kalp sorunu olmayanlara yapılan muayenede gerek duyulmayabilir?
• Akciğer grafisi – röntgeni : solunum sıkıntısı olan her hastada mutlakgerekir, 40 yaş öncesi ise muayene belirleyici olabilir.

Laboratuar istem kararlarında bekleme zamanı, ne derece yararlı olabileceği,masraflar gibi parametreler de belirleyici olabilmektedir !

Ve sıra geldi hastamızla baş başa hazır dosya eşliğinde muayenesine – preoperatif vizite-

 

ANESTEZİ İÇİN HASTA MUAYENESİ ( anamnez = öykü alma )

 

 

* Anamnez : doktorun hastaya teşhis koyma amaçlı olarak ona sorduğu sorular sonucu elde ettiği hastanın öyküsüdür. Hastanın mevcut ya da geçmiş hastalıkları hakkında, kendisinden ya da bir yakınından alınan bilgilerdir.Anamnez,  hastalığın teşhisinde en önemli adımlardan biridir. 

Burada amaç hasta ile sağlığı konusunda yapılan bir paylaşımdır.Sorulacak ve cevap alınacak sorular kısaca ;

• Şu an var olan şikayetler (gelişme şekline göre),
• önceden geçirilmiş hastalıklar, kazalar ve ameliyatlar, varsa anestezi uygulanmış mı ? nerede ve ne şekilde bir uygulamaya maruz kalınmış?..,
• bunlara ait bir (uygulama) sorun olmuş mu ?, ne önerilmiş ? gibi sorularla hastanın öz geçmişi öğrenilmelidir.

Ayrıca, kullandığı ilaçlar ,sigara gibi kötü alışkanlık sorgulaması ,alerjik öykü araştırması, diş protez takılımı gibi bazı konular sorgulanır.

Daha sonra anestezist hekim tarafından detaylı fizik muayeneye geçilir. İlgili hekim muayenesi sonrası gerek görülürse ek tetkikler, diğer branşlardan konsültasyonlar istenebilir. Özellikle tıbbi bir ön hastalığı olan hastada aciliyet yoksa operasyonu ertelenir ve var olan hastalığı için tedavisi planlanarak, yapılacak ameliyata daha sağlıklı hazırlanır. Ameliyata hazırlanan hastalarımızda gerek bizim için gerekse hasta için önemli sorgulamalarda yer alan bazı konulara kısaca açıklık getirelim.

Var olan bir başka rahatsızlığı için pek çok kişi bazı ilaçları tüketmektedir.

Anestezi uygulamaları, bazı anestezik ajanların hastaya uygulanması ile sağlanır. Bu nedenle kullandığımız bu bize özel ilaçlarla, hastaların kullandığı ilaçların bir bölümü uygulama esnasında karşılıklı etkileşir.Bu etkileşimler beklenmedik reaksiyonlara neden olabilirler. Kullanılan ilaçların etkileri potansiyalize olabileceği gibi, bazı anestezik ilaçlarında etki gücü artmış olacaktır.Bu nedenle kullanılan  ilaçların gerektiğinde dozları ayarlanır, gerksinim halinde başka ilaca geçilir yada kısa süre için o ilaç kullanımı bırakılır.Mutlaka özellikle son hafta içinde kullandığınız ilaçları doz ve süreleriyle beraber anestezi doktoruna yada hekiminize aktarın.

Zamanımızda kronik kullanımı olan bazı ilaçlar pek kesilmeyi gerektirmeyebilir.Esas olan tabiiki doktorunuzun kararıdır!

 

KULLANDIĞINIZ İLAÇLAR VE ANESTEZİ İLE ETKİLEŞİMLERİ

 

 

Genel olarak cerrahiye giden hastalarımızın var olan cerrahi sıkıntıları (apandisit,safra kesede taş, fıtık,vs.) yanında ek olarak, yandaş seyreden bazı rahatsızlıkları da bulunmaktadır. Bu rahatsızlıklar kimi hastada tedavide, kiminde ise tedavi açısından kontrolsuzdür.Özellikle kontrolsüz ek rahatsızlığı olanlar ,gerek cerrahi gerek anestezi için ek bir sorun getirebilir gruptandırlar.

Var olan bu ek hastalıklarınızda sizler bir hekim kontrolunde bazı ilaçları kullanırsınız. İşte bu kullanılan ilaçlar ile, bizlerin ameliyatta kullandığımız anestezik ilaçlarlar karşılıklı etkileşebilir ve istenmeyen sorunlara neden olabilirler. Bu sebeple kullanımda olan ilaçlarınızı ve tedavi durumunuzu mutlaka ameliyat öncesi vizitte anestezi doktoruna iletiniz.

Sık kullanımda olan bazı ilaçları ve anestezi öncesi neler yapılacağını kısaca değerlendirelim.

  • Kortikosteroid (kortizon) kullanımı : Genelde tedavi sürdürülür, kesintiye gidilmez.Hatta ek stres olacağı için doz arttırımınada gidilir.Bu tedavi durumu yakın takip ile ameliyat sonrası 3 günü de içine almalıdır.Yükseltilebilen bu ilaç dozusonra düşülerek kullanılan idame dozuna getirilir.
  • Antihipertansif /Tansiyon ilaç / (aritmi –B.blokerler ) kullanımı : Tedavi edilmemiş yüksek tansiyon, anestezi ve cerrahi için büyük bir risktir.Eskiden kullanılan bazı        tansiyon ilaçları ameliyat öncesi 1-2 hafta önce kesilirdi. Ama günümüzdeki ilaçların çoğunda, tansiyon kontrol altında iken ( Büyük –14 , Küçük – 8,5 altında ise ) kesinti uygulamasına gidilmemektedir.Aldığınız saatte son gün dahi alınacak ilaçlardandır. 
  • Kalp yetmezliği ilaçları :   Geniş bir grubu içerir. Bu gruptaki ialçları doktorunuza danışın.
  • Antidepressanlar & psikiyatrik ilaç kullanımı : İçeriğinde pargyline, marplan olan bazı ağır grupları ki artık zamanımızda bunların rutin kullanımı görülmemekte; bunlar operasyon öncesi 2 haftada kesilen ilaçlardandır. Günümüzde sık kullanımı olanları ise (Xanax, tolvon, depreks, prozac, cipralex, ludıomil vs ) ilacın öncesi son 2 günlük kesintiye uğradığı ilaçlardır (bazen kesilmeyebilir-doktorunuza danışın!). Yani ameliyat gününe kadar tedavi dozunuza devam edilir ilaçlarda vardır.Laroxyl gibi içeriği trisiklik olarak adlandırılanlar, operasyondan 3-5 gün öncesi kesilmesini önerenler vardır ! Şizofrende eski kullanımda olan lityum ise son 1 hafta alınmamalıdır.
  • Astma tedavisi ilaçları (bronş genişleticiler) :  Genelde ameliyat öncesi son 1 güne kadar kullanımı mümkün olanlardır.
  • Antibiotik kullanımı : genelde sorun yartamaz
  • Doğum kontrol hapları: İçinde östrojen olanlar pıhtılaşma mekanizmasını bozduğu için son bir ayda kesilmelidir.
  • Diabet ialçları : İnsulin alanlarda doz ve kısa / uzun etkili olanlarının seçimi ve değişimi gerekebilir.Ağızdan alınanların bir kısmı operasyon öncesi 2 günde kesilir, insüline geçilir.(Diabet programı uygulaması, endokrin polikliniği)
  • Alkol & sigara & ilaç bağımlılığı : Daha önce konuya değinildi..
  • Küçük doz da olsa aspirin kullanımı ; Müdahale ortamında kanama riskini arttıracağından bazı küçük cerrahilerde günümüzde (100 mg aspirin alanlarda – kan sulandırıcı amaçlı) kesintiye gerek olmayabilir..Ama cerrahi alan büyük ve endişe varsa cerrahınıza danışılarak operasyon öncesi 7 gün sürede kesilmesi gerekebilir!

* NOT : Kullanılan ilaçların kesinti veya devamında doktorunuzun insiyatifi geçerlidir !

 

Radyoterapi de anestezi için bir başka olumsuz etkendir.Yüksek doz uygulamalarında anestezi günlük olarak ertelenebilir.

Alkolizm başlıca sorundur.Bu grup hastalarda ek olarak birde organ ve değişik sistem fonksiyonel bozukluklar ek bir risk oluşturmaktadır.

Narkotik alışkanlıkları, uyuşturucu kullanımı anestezi uygulamalarını kısıtlayan durumlardır. Bu tür kullanımlar mutlaka hekime iletilmelidir.

 

Sigara kullanımı :

Nikotin, kalp damar sistemini dolayısıyla kalbi ve kan basıncını olumsuz etkileyen faktördür.Karbonmonoksit (içime bağlı) oksijenin kandan dokulara taşınmasını engelleyen bir nedendir.Bu etkileriyle kalbin yükü artacaktır.Sigara akciğer içinde mukus sekresyonunda artma ve koyulaşmaya, enfeksiyonlara eğilim artmasına neden olur. Küçük hava yolları daralır, sonuçta akciğer kapasitesi ve fonksiyonları azalacaktır.Solunum yolu enfeksiyon riski de, içmeyenlere göre kat kat artmıştır.
Sigara alımının bırakılmasını takiben ilk 24 saatte değişim olumlu olarak başlayacaktır.Nikotin kanda azalır,kalbe ulaşan oksijen miktarı artmaya başlamıştır.

Birkaç gün sonra balgam miktarı azalmakta, 1 ay sonrası ameliyata bağlı enfeksiyon riski azalarak sonuçlanacaktır. 5 yıllık bir terk hemen hemen sigara içmeyenle risk açısından ayni düzeye inmiş olacaktır.Bilinen cerrahi girişimlerde hiç olmazsa en az 1-2 ay öncesi sigara içimi bırakılmalıdır.Bu sizin lehinize olacak bir uygulamadır.

Anestezi uzmanı ile görüşmeniz bitti..

 

Son olarak doktorunuz ameliyat  öncesi ortalama son 6 saatin tam olarak ( oruç tutma açlığı ) AÇ GEÇİRMENİZ GEREKECEĞİNİ, SU DAHİ İÇMEYECEĞİNİZİ size uyarı ile bildirecektir.Bunu sakın unutmayın !

 

Neden aç kalıyoruz ?

Erişkin midesi yenilen gıdalara göre (sıvı, yarı katı, katı ve hazım durumuna bağlı) yaklaşık 4 – 6 saatte tamamen boşalır.Özellikle genel anestezi uygulamasında anestezinin başlangıç döneminde, bilinç kapalı olduğundan bazı koruyucu refleksler (yutkunma, öksürme gibi) baskı altında kalır. Tok midede bu risk ile bir kusma gelişecek olursa, mide muhteviyatı solunum yollarını tıkayarak,oksijensizliğe ve çok ciddi sıkıntılara yol açabilir.Bu nedenle ameliyatlarda tam açlık beklenir. Ancak, acil cerrahi girişimlerinde gerekli önlemler alınarak bu riskle operasyona geçilebilmektedir !

Gebelikte mide boşalma süresi biraz daha uzundur.. Bu rejim bölgesel anestezi teknikleri için de geçerlidir .Bu nedenle aç kalmaktasınız.

Genelde anestezi ve cerrahi sonrası ağızdan gıda alımı başlangıçta sıvı olmak üzere, operasyon sonrası 4 – 6 saati bulur.

Bu batın ameliyatlarında ve özel durumlarda daha uzun süreyi alabilir.Gaz çıkartmak ve kişinin toleransına bağlı olarak, doktorun hastasını muayene edip yemek yeme sürecinin başlaması ; hastaya ,cerrahiye ve diğer faktörlere bağlı olabileceğini de unutmayın !

 
 
 

– Sayfa Başına Dön –

önceki sayfa | sonraki sayfa

 
 
 
 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir